
zürich bunu bizim için yapmış adeta..
milyonlarca zaman varmış gibi.
halbuki çok aldatıcı değil mi..
parmağıyla tıkamak istiyor herşeyi insan
yerli yersiz bütün zamanları.patlatmak istiyor.
başka yollardan gittim..
geçmiş zamanda dönmek bilmedim utanmadım güldüm
indim çıktım,çok kalabalıktı omuz attım.
parmaklarımın uçlarıyla kapattım
açtım,o kahverengilerde kahve içtim ben
arkasından gümbürdedim.
geçmiş zamanda dansetmiştim ona da tanık oldum.
bir ses teline uyandım.
elimde olsa gömülürdüm.
sessize alınmıştım tireşimlerim yetersiz kaldı geçmiş zamanda
bağır bağır bağıramadım.
en derinlere daldım ben o kahverengilerde
yaz gibi kış gibi kar gibi yaprak gibi küçük gibi.düşünmezmişim hiç gibi kapı açılırmış aniden mesela.eritrofobi çıkagelmiştir.rahat bırakmaz beni o geçmiş zaman kahverengilerimde.
*denemekten ne çıkar dediğim bi anda gözünü kapattırdığım insandan sonra bunlar çıktı bianda*
Telefonda konuşurken karalamaktan daha farklı.kitap,okurken uyuya kalmaktan,koşarken nefes alıp vermekten de farklı..bunun gibi biliçsizce yapılan bi ton şeyden daha bilinçsizce daha soyut daha süpriz..aç olmak kadar basit,çalışmayan ama takılı olan webcam'ler kadar şüphe uyandıran,sineklere çekici gelen ışık kadar cezbedici..Franz Kafka'nın betimlemeleri bile yetersiz kalır sanki.burnuma kadar çekiceğim yorgan bile ısıtamaz belki.o kadar uçta o kadar keskin o kadar sonsuz ki bana"anlatsana.."dediklerinde dilsizleri zor oynuyorum.panikliyorum çoğu zaman poşet içindeki meyve gibi bi sağa bi sola..işte durucakmış gibi oluyo o zaman sonra inanılmaz hafifliyorum çok yersiz kalkıyorum oturuyorum bazen ayakta kalıyorum.sonunda bağdaş kurmaya karar veriyorum hem çok rahat hem saklamak istiyorum bacaklarımı gerekli gereksiz..son 10 saniyem kala alabildiğine bakıyorum..bir yıkarı bir aşağı bir ortaya kitleniyorum..